Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 9°C
Az Bulutlu

Uyanış: Büyük Selçuklu Melik Tapar öldü mü? Muhammed Melik Tapar ne zaman, nasıl, kaç yaşında öldü? Uyanış Büyük Selçuklu Melik Tapar kimdir?

23.02.2021 - 0:01    google-news - ABONE OL

Uyanış Büyük Selçuklu, bu Pazartesi günü yayınlanan 21. bölümünde Melik Tapar’ın yaralanıp yere düştüğü görüldü ve Sultan Melikşah’ın Melik Tapar …

Uyanış Büyük Selçuklu, bu Pazartesi günü yayınlanan 21. bölümünde Melik Tapar’ın yaralanıp yere düştüğü görüldü ve Sultan Melikşah’ın Melik Tapar’a ‘Oğlum’ diyerek feryat etmesi Melik Tapar öldü mü, sorusunu akıllara getirdi. Peki, Uyanış: Büyük Selçuklu Melik Tapar öldü mü? Muhammed Melik Tapar ne zaman, nasıl, kaç yaşında öldü? Uyanış Büyük Selçuklu Melik Tapar kimdir?

MELİK TAPAR ÖLDÜ MÜ?

Uyanış Büyük Selçuklu 21. bölüm Melik Tapar’ın yaralanıp yere düştüğü görülürken, Sultan Melikşah ise Tapar’a ‘Oğlum’ diyerek feryat etmesi Melik Tapar öldü m sorusunu akıllara getirdi. Melik Tapar’ın ölüp ölmediği yeni bölümde ortaya çıkacak.

MUHAMMED MELİK TAPAR NE ZAMAN, NASIL ÖLDÜ?

1107’de Halep atabeyi Rıdvan’la birlik olup Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan ile Habur Nehri kıyısında Musul Muharebesi’ne girişti. I. Kılıç Arslan savaşı kaybederek 1118 yılında 36 yaşında muharebe sırasında öldü!

MUHAMMED MELİK TAPAR KİMDİR?

Muhammed Tapar ya da Gıyaseddîn Muhammed Tapar (d. 21 Ocak 1082 – ö. 18 Nisan 1118, Bağdat) Büyük Selçuklu Sultanı ve Melikşah’ın oğludur. Annesi cariye kökenli Taceddin Seferiyye Hatun’dur. Yeğeni Muizzeddin Melikşah’tan sonra Bağdat’ta Selçuklu tahtına çıktı. Bağdat’ta hüküm sürmesinden dolayı Selçuklu hanedanının başı olarak sayılıyordu ama Horasan ve Maveraünnehir’de hüküm süren kardeşi Sultan Ahmed Sencer daha büyük bir güce sahipti.

Muhammed Tapar hemen kardeşi olan ve Sultan olarak tahta geçen Berkyaruk ile gayet ciddi askeri mücadeleye başladı. Kronik-tarihçi Hamdullah Müstevfî-i Kazvînî’nin “Tarih-i Guzide” adlı eserine göre Mayıs 1100’de (Hicri Recep 493’te) Muhammed Tapar kardeşine karşı bir muharebede galip geldi; ama 1101’de mağlup oldu ve 1102’deki muharebede de yenik düştü. Fakat iki taraf arasında yapılan antlaşmaya göre Muhammed Tapar’a Melik unvanı verilip Suriye, Diyarbakır; Irak’ın Fırat Nehri kıyıları bölgeleri, Ermenistan, Mugan, Gürcistan ve Azerbaycan yörelerinde hükümdarlığı kabul edildi.

Fakat Muhammed Tapar bundan tatmin olmamıştı ve Sultan Berkyaruk’a karşı tekrar isyan etti. Ama başarı kazanamadı ve Güney Kafkasya’ya kaçmak zorunda kaldı.

1104’te Sultan Berkyaruk veremden hasta idi ve devamlı Selçuklu tahtına iddiaları olanlarla savaşmaktan bıkmıştı. Büyük Selçuklu Devleti‘nin batısında Irak, İran ve Doğu Anadolu’da bulunan kendinin hüküm ettiği arazilerin yönetimini Muhammed Tapar ile paylaşmak için anlaşma yaptı. 1104’te Berkyaruk öldü ve bundan sonra Muhammed Tapar batıda Büyük Selçuklu Devleti’nin tek hükümdarı oldu. Horasan ve Maveraünnehir’de ise Selçuklu Devleti Sultanı Ahmed Sencer’di.

1106’da Muhammed Tapar, Nizarî İsmailî kalesi olan Sahdiz’i eline geçirdi. Nizarî İsmailîlere karşı bir askeri sefer açmayı planladı. Bu sefere Hazar Denizi güneyinde Tabaristan’da hüküm süren Bavendiler hükümdarı IV. Şahriyar’ı ordusu ile katılmaya davet etti. IV. Şehriyar Muhammed Tapar’ın kendisine yazdığı mektubun küçümseyici üslubundan ve kendisi de Şii olduğu için Nizarî İsmaililere saldırıda bulunmak istememesinden dolayı Muhammed Tapar’ın asker isteğini kabul etmedi.

Bundan çok geçmeden Muhammed Tapar Emir Çavlı komutasında bir Selçuklu ordusunu Bavendiler’in önemli merkezi olan Sari’yi zaptetme hedefi ile Tabaristan’a gönderdi. Fakat IV. Şehriyar ve oğlu III. Karin komutasında olan Bavendiler ordusu, üzerine gelen Selçuklu ordusunu hiç beklenmedik bir şekilde mağlup etti.

Bundan hemen sonra Muhammed Tapar IV. Şehriyar’a bir mektup göndererek ondan küçük yaşta olan bir oğlunu İsfahan’da bulunan Büyük Selçuklu Devleti merkezi sarayına eğitim için göndermesini talep etti. IV. Şehriyar da küçük yaşta olan oğlu Ali’yi İsfahan’daki saraya eğitim için gönderdi. Ali’nin üstün yeteneği Sultan Muhammed Tapar’a gayet iyi etki yapıp Sultan kızını ona gelin olarak vermek istedi. Fakat Ali bunu kabul etmedi. Sultan Muhammed Tapar’ın kızının Bavendiler hükümdarlığına veliaht olan ağabeyi III. Karin’e gelin olarak verilmesinin daha uygun olacağını belirtti. III. Karin Tabaristan’dan İsfahan sarayına çağrıldı ve orada Muhammed Tapar’ın kızı ile evlendi. III. Karin (1114–1117) döneminde ve I. Ali ise (1118–1142) döneminde Bavendiler hükümdarları oldular.

1106/1107’de ünlü Selçuklu veziri olan Nizam-ül Mülk’un oğlu Ahmed bin Nizam-ül Mülk yaşamakta olduğu Hamedan’in yöneticisine (reisi)’ne karşı bir şikayette bulunmak için Sultan Muhammed Tapar’ın sarayına gitmişti. Tam bu sırada Selçuklu Veziri olan Saadelmülk Ebumuhsin Abi dinî dalalet ile suçlanmış ve idam edilmişti. Ahmed’in babası Nizam-ül Mülk’in üstün devlet idareciliğinden dolayı oğlu olan Ahmed’in de bu yetenekleri haiz olduğu kabul edilerek Muhammed Tapar tarafından hemen Selçuklu Devleti Veziri olarak atanmıştır. Babasına verilmiş şeref unvanları olan “Kevamedin”, “Sadülislam” ve “Nizam-ül Mülk” unvanları oğlu Ahmed’e de verilmiştir. Vezir olarak Ahmed bin Nizam-ül Mülk 1107/1109’da Muhammed Tapar’ın Irak’ta Mazeedi hükümdarı Sayfeldavla Sadaka bin Mansur’a karşı askeri seferinde bulunmuştur ve onun muharebede mağlup edilip öldürülmesine neden olmuştur. 1109’da Vezir Ahmed bin Nizam-ül Mülk ve askeri komutan Çavlı Sakavu Sultan Muhammed Tapar tarafından Haşhaşilerin kurdukları merkez olan Alamut kalesini ve diğer güçlü kaleleri olan Ostavand kalesini fethetmek görevi ile bir askeri sefere gönderilmişlerdir. Fakat bu kaleleri almamışlar ve başarısız olarak geri dönmüşlerdir. 1010 başlarından Ahmet bin Nizam-ül Mülk Bağdat’ta bir camiide iken bir Haşhaşiler fedaisinin suikast saldırısına hedef olmuştur. Ama bu suikast başarısız kalıp Ahmed bin Nizamülmülk hayatını kurtarmıştır. Ahmed bin Nizam-ül Mülk dört yıl Sultan Muhammed Tapar’ın döneminde Vezir olarak görev yapmıştır. 1110 yılında azledilmiş ve yerine Hatirelmülk Ebu Mansur Maybudi Vezir olarak atanmıştır. Tarihçi Ali İbnülesir’e göre Ahmed bin Nizam-ül Mülk bundan sonra Bağdat’a çekilmiştir. Anuşirvan bin Halid adlı tarihçiye göre Muhammed Tapar eski vezirini 10 yıl zindanda hapsetmiştir.[3]

Muhammed Tapar 1118’de Bağdat’ta öldü. Yerine Büyük Selçuklu Devleti’nin batı yörelerini yönetim için oğlu II. Mahmud geçti. Ancak Ahmed Sencer Horasan ve Maveraünnehir’de Selçuklu dünyasının en kuvvetli hükümdarı olarak hüküm sürmeye devam etti.


Bu Haberi Paylaş
ETİKETLER: , , , ,
          google-news
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.