Haberem – Haberler, Son Dakika Haberleri ve Güncel Haber

İÇ TEMİZLİĞİ VE TOPLUMSAL İYİLEŞME

İnsanı yok eden ve tüm sorunları üreten, içindeki kin, nefret, şöhret, haset, öfke, şehvet, ele geçirme, kıskançlık, hırs, hak gasp eden, kan döken, fesat çıkaran ve onu çoğaltan, öldüren, birbirini yiyen, iyilik ve kötülük mücadelesi ile savaş olmaktadır.

Yıkıcı ve öldürücü bu duygular karşısında iyileştirici, yaşatıcı sevgi ile yaklaşan, yardım eden, savunan, hoş gören tarafı insanlığın huzur bulma mücadelesi için çalışmaktadır. Yeryüzünü sahiplenmeye sınır çizmeye, ülkeler kurup sınırlar oluşturmaya ve savaşmaya,  başkasına yasaklamaya önlerine duvar koyarak engellenmeye çalışıldığı bir dünyada hiçbir zaman huzur olmayacaktır. Dünyada nüfus az iken sıkıntılar azdı. İlkeler prensipler kurulamayınca yaşamak için nefes alamıyoruz.

Yaşamak için emek sarf etmesi ve çalışması gerekir. İnsan için emeğinden başkası yoktur. Emek verdiğin zaman elde edilenler kendine aittir. Emek verilen şey değerlidir. İnsanlar ruhen eğitilmesi gerekir ki insan olabilsin. Bir binada binlerce çalışan insanın emeği vardır. Mülk paylaşılmalıdır. Mülk tüm kamuya aittir. Kamu ise halkın tamamını içerir. Biriktirmek toplumsal kanserin başlangıcıdır.

Toplumsal temizlik ve sağlıklı toplumlar kendi insanlarının tamamının hakkını korumakla başlar. Yasal güçler ve erkler bunu hukuk ile teminat altına alırlar. Ekonominin istismarı başkasının hakkına girmek ve dalmak gibidir. Haysiyet insanın nerede duracağını bilmektir. Şeref ve onur sahibi insanlar başkasının hakkına girmez ve kamuya ait toplanan paranın halkın tamamına hassasiyetle harcanmasını sağlamakla mükelleftirler. Bunun hesabını da halka denetleme mekanizmaları ile incelemek ve her dönemde de halkın vicdanına seçimlerle hesap vermek demokrasinin vazgeçilmez önceliğidir.

Her yerde iktidara gelen erkler, özgürlük, eşitlik, adalet, duyguları ile gelirler ve sonrasında bunun devamını değil, uluslararası büyük şirketlerin menfaatlerini önceleyerek halkın ve kamunun yararlarını çok kolay şekilde bir kenara iterek, hafızamızı devreden çıkarırlar. Yönetim değil, yönetişimle herkesin katılımı ve bilinçli birlikteliği ile düzlüğe çıkabiliriz.

İnsanların birey olarak kendini muhasebe etmesi, kendi yanlışlarını, eksikliklerini görerek yaşadığı topluma sorun yumağı yüklemekten kaçınmalı,her insanın bir sivil toplum görevi mutlaka olmalı, toplum görevi ve karnesi olmalı yaşadığı sürece, yaşlı insanların da hayattan elini eteğini çekmeden bir kenara ayrılmadan, onları da toplumdan koparmadan yaşama sevincini bitirmeden,  elinden geldiğince çözüme yardım olacak işlerde fedakarlıklarda bulunmalıdır ki kendisi de o toplumda huzurluca yaşayabilsin.

Toplumsal hafızamız, geçmişte yapılan yanlışların taraflarından özür dilenerek, sorunu yaşayan insanların hakları teslim edilerek, kendilerinden  ya da yoksa çocuklarından bu haklar teslim edilmeli ki toplumsal barışımız insani değerlere sadık kalarak sürdürülebilsin. Hastalıklı ve zayıf yanlarımız barışla birliktelikle kucaklaşma ile yaralarımızı sararak tedavi edebiliriz. Canlı toplumlar ancak bu şekilde sağlıklı yaşayabilirler.

Exit mobile version